İTO Başkanı Şekib Avdagiç'in önerisi iş dünyasında yankı buldu!

Ekonomi - İTO Başkanı Avdagiç ihracata düzenli katkı veren şirketlere daha çok destek verilmesi gerektiğini vurgulayarak,“İhracatçı KOBİ’lere sağlanan kredi desteklerinin, geçmiş dönem performanslarına göre artırılmasını gündemimize almalıyız” dedi.

Ekonomi - 8 ay önce

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçı KOBİ’lerin desteklenmesi için yenilikçi bir öneri sundu. Avdagiç, ihracata düzenli ve artan katkı sağlayan şirketlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İhracatçı KOBİ’lere sağlanan kredi desteklerinin, geçmiş dönem performanslarına göre artırılması konusunu gündemimize almalıyız” dedi. Bu öneri, akademisyenler tarafından ticarette Türk firmalarının rekabetçiliğini artıracak yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendirildi.

İSTİKRARLI BÜYÜME

Avdagiç’in önerdiği modelin ihracatta önemli bir ivme yaratacağı ifade edilirken, performansa dayalı kredi desteğinin, net ihracatta istikrarlı büyümeyi teşvik edeceği ve rekabeti artıracağı belirtildi.

İHRACATI TEŞVİK EDECEK

Model, geçmişte güçlü performans gösteren KOBİ’lerin daha avantajlı kredi imkanlarından faydalanmasını sağlayarak, hem mevcut ihracatçıların kapasitesini artıracak hem de yeni firmaların ihracata yönelmesini teşvik edecek. Bu sayede, Türkiye’de ihracatçı sayısının artması bekleniyor.

AZALAN FAİZ ORANI

Öte yandan, kredi maliyetlerinde performansa dayalı azalan faiz oranı modeli de reel sektör temsilcileri tarafından dillendirilmeye başlandı. Bu modelle ihracatta başarılı olan firmalar daha düşük faiz oranlarıyla kredi kullanabilecek. Böylece, selektif kredi anlayışı ile kaynakların daha verimli kullanılması hedefleniyor. Akademisyenler, bu yaklaşımın özellikle KOBİ’ler için finansmana erişimde önemli kolaylık sağlayacağını ve ihracatta kalite odaklı bir rekabet ortamı yaratacağını vurguladı.

HEDEF 500 MİLYAR DOLAR

Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda, Avdagiç’in önerisi, ihracatcı firmalar tarafından memnuniyetle karşılandı. Uzmanlar, bu modelin ihracatta yapısal bir dönüşüm yaratabileceğini ve Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirebileceğini ifade ederken, ihracatçı KOBİ’lerin desteklenmesiyle dış ticaret hacminin artırılması ve yeni pazarlara ulaşılmasının hedeflendiğinin altı çizildi. İhracatçı firmalar, performansa dayalı kredi modelinin kendilerine daha fazla hareket alanı sağlayacağını ve uluslararası rekabette avantaj yaratacağını düşünüyor.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Sistemin sağlıklı işlemesi için şeffaf veri kaydının kritik önemde olduğu belirtiliyor. İhracat performansı; hacim, pazar çeşitliliği, katma değer ve düzenlilik gibi kriterlerle ölçülecek. Firmaların dijitalleşme ve şeffaf raporlama düzeyi de skorlama için avantaj sağlayacak.

Kredi Garanti Fonu (KGF), Türk Eximbank ve KOSGEB’in performansa dayalı yeni ürünler geliştirebileceği belirtilirken, uzmanlar, “Uzun vadede A-B-C-D gibi kategorilerle ‘ihracat kredi reytingi’ oluşturulabilir” görüşünde birleşiyor.

SİPARİŞLER DE FONLABİLİR

Ekonomist Hikmet Baydar, performans odaklı finansman modelinin, ihracatını düzenli ve istikrarlı biçimde artıran firmaların daha sağlıklı büyümesinin önünü açacağını vurguladı. İstanbul Ticaret’e yaptığı değerlendirmede Baydar, kaynak meselesinin önemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Şirketlerin geçmiş dönem verileri değerleme kriteri olarak elbette önemli. Ancak sistemden kaynaklanan bazı sıkıntılar var. Bunlardan en önemlisi, teminatların düşük değerle kabul edilmesi nedeniyle firmaların ihtiyaç duyduğu kaynağa ulaşamamasıdır. İç piyasada vadeli çek bu sorunu kısmen çözse de yurt dışında bu uygulama olmadığı için firmalar çoğunlukla gayrimenkul ipoteğine mecbur kalıyor. Oysa gayrimenkul ipoteği piyasa rayici üzerinden değerlense, krediye erişim çok daha kolay hale gelir.”

Baydar ayrıca, ihracat potansiyeli olan ancak finansman bulamadığı için sipariş alamayan firmalara dikkat çekti. Çözüm olarak, ihracatçı ile yurt dışı müşteri arasında yapılacak bir ‘iyi niyet sözleşmesi’nin fonlama için dayanak olabileceğini belirten Baydar, şunları söyledi: “Bu durumda siparişler de fonlanabilir. Banka, ihracat yapılan firmanın kredibilitesine kredi verir, ödeme de doğrudan kredi kapama için bankaya gelir. Böylece hem banka hem ihracatçı kazanır, ihracat yapabilecek tüm firmaların önü açılır.”

LOKAL ŞİRKETLERİ İHRACATA YÖNLENDİRİR

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş, “KOBİ’lere geçmiş ihracat potansiyellerine göre finansman/kredi kolaylığı sağlanması, KOBİ’lerin değişim ve dönüşüm sürecini tetikleyici bir olgu olabilir” dedi. Bu modelde, geçmişteki ihracatın gelecekteki ihracatı yansıtacağı varsayımının bazı sektörlerde rekabet hassasiyeti oluşturabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Karakaş, şunları söyledi: “Çünkü zaman geçtikçe bazı sektörler yükseliyor, bazı sektörler ise önemini kaybediyor. Bu tip politikanın yaygınlaştırılması dış ticaret hacmine katkı sağlayacaktır. Özellikle dış ticareti göz ardı eden lokal şirketleri bu alana itecektir. Buna karşın makro açıdan dış ticarette şirketlerimizin aradığını bulmasının öncelikli koşulu rekabet avantajının kısa ve orta vadede kur üzerinden, uzun vadede ise verimlilik üzerinden sağlanmasıdır.”

KISA VADE ZORLUYOR

İstanbul Ticaret Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayben Koy, “Finansmana ulaşmanın zor olmasının yanı sıra hem kredi maliyetleri çok yüksek hem de vadeler çok kısa. Şirketler de bu durumda yatırımlarını erteliyor. KOBİ’ler, kısa vadeli varlıklarıyla kısa vadeli borçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu durumda alternatif borçlanma araçları ve yapıları çözüm olabilir” dedi.

Prof. Dr. Ayben Koy, konuyla ilgili açıklamasında şunları kaydetti:

“Kurumsal şirketler uluslararası finansman imkanlarıyla fona ulaşmakta nispeten başarılı olabiliyorken, küçük ve orta boy işletmeler için bu çözümler uygulanamıyor. Diğer yandan ekonominin önemli aktörlerini oluşturan şirketlerimiz çeşitli performans göstergeleri ile daha düşük faizli kredilerden faydalandırılabilir. Bu performans göstergeleri arasında ihracat potansiyeli, toplam satışlarının veya ihracatının büyüme hızı, sürdürülebilirlik kapsamındaki çalışmaları ve çok sayıda sektörel veriye dayanarak bir sistem oluşturulabilir.”

DEĞİŞKEN FAİZLİ KREDİLER

İkinci bir alternatifin değişken faizli krediler olduğunu belirten Prof. Dr. Ayben Koy, şöyle konuştu: “Mevcut faiz oranları önümüzdeki yıllara ait beklenen faiz oranlarının çok üzerinde. Örneğin bugün bir işletmenin uzun vadeli krediyi (örneğin 5 yıllık) güncel faiz oranı ile (örneğin yüzde 40) kullandığını varsayalım. Ödemelerin takip ettiği dönemlerde enflasyon oranı yıllık yüde 20’ye düştüğünde, öncesinde bu krediyi kullandıran finans sistemi yaklaşık (1.40/1.20 = 16.6) yüzde 17 reel faiz uygulamış olacaktır. Şirketlerimizin paranın maliyeti nedeniyle likidite sorunu yaşadığı, yatırımlarını ertelediği bu dönemde geleceğe yönelik ekonomik beklentilere uygun olarak azalan bir faiz oranıyla kullandırılacak krediler önemli bir çözüm olacaktır. Bu faiz oranlarının yalnızca piyasaya bırakılmayıp kamu otoriteleri ile ilişkilendirilen yapısı enflasyonla mücadelede de kararlı duruşu destekleyecektir.”

ELDE EDİLECEK FAYDALAR 

Bankalardaki kredi başvurusundan onaya kadarki adımda yaşanan belge ağırlıklı klasik değerlendirme süreci, çoğu KOBİ’nin gerçek potansiyelini tespit etmede yeterli olmuyor. Bankaların ve mali destek sağlayan kurumların, ihracat performansına dayalı selektif bir kredi sistemi uygulaması halinde birçok fayda elde edilmesi mümkün. 

Başlıca faydalar şunlar:

Daha adil değerlendirme: KOBİ’nin gayrimenkul teminatı yerine, gerçekten dış pazarda elde ettiği satış ve döviz getirisi ölçülebilir.İhracat motivasyonu: Firmalar ihracat rakamlarını artırmaya odaklanır; çünkü krediye erişimdeki kolaylık bu yönde teşvik edici olur.Risk yönetimi: Düzenli ihracat yapan, ihracat pazarını çeşitlendirmiş firmalar, banka açısından daha güvenilir borçlu grubunda yer alır.Likidite desteği: Özellikle ihracat bedellerini tahsil ederken nakit akış sıkıntısı çeken KOBİ’ler için köprü görevi görür.

POTANSİYEL AVANTAJLAR

Performans odaklı finansman modelinde birçok potansiyel avantaj bulunuyor.

Bunlardan öne çıkanlar şunlar:

KOBİ’ler, daha yüksek kredi limitleri ve daha uygun faiz oranlarıyla desteklenir.İhracat performansı yüksek olan firmalar daha az bürokratik engele maruz kalır.Finansman kaynakları, doğru yerde daha verimli kullanıldığında ihracat hacmi artar.
Haftanın Öne Çıkanları

Van’da 60 yaşındaki kadının göğsünden 2 kiloluk kitle çıkarıldı

2025-08-16 12:38 - Sağlık

Tek aşamalı ameliyatla, ağrılarından kurtularak yürümeye başladı

2025-08-21 11:39 - Sağlık

Veliler dikkat! Yürürlüğe girdi! Okul servisleriyle ilgili önemli değişiklik!

2025-08-19 08:39 - Eğitim

Türkiye Diyanet Vakfı Öğrenci Yurtlarında 2025–2026 dönemi kayıtları başladı

2025-08-20 12:09 - Eğitim

Okulların açılmasına günler kaldı! Devlette 1700, özel okullarda 15 bin lira

2025-08-20 09:09 - Eğitim

Peş peşe şikayetler sonrası MEB'den özel okullara uyarı velilere çağrı: Bize bildirin

2025-08-21 18:08 - Eğitim

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NEXT Sosyal hesabından ilk paylaşım!

2025-08-18 11:39 - Teknoloji

Next Sosyal 1 milyonu devirmek üzere! Vatandaşlara hediye yağmuru

2025-08-15 19:09 - Teknoloji

ARIKLI:"Bir can kurtaracaksak oy kaybını göze alırım "

2025-08-16 12:15 - -

Next Sosyal'de 1 milyon kullanıcı için geri sayım

2025-08-16 10:08 - Teknoloji

İlgili Haberler

Türkiye'de zorunlu olacak: Son 14 gün! En az 3 ay yapabileceksiniz

15:38 - Ekonomi

Yüzyılın Konut Projesi'nde bu hafta 10 ilde daha kura çekilişi yapılacak

15:09 - Ekonomi

Bulgar levası ile alışveriş sona erdi: Sınır ticaretinde euro dönemi

14:09 - Ekonomi

Beklenmedik karar: 2 ünlü mağaza hakkında 'kapatma' kararı çıktı!

14:08 - Ekonomi

Ege Bölgesi'nin 2025'teki tarım ürünleri ihracatı 7,5 milyar dolara ulaştı

13:09 - Ekonomi

Günün Manşetleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti...

16:39 - -

MİT savaşta ateşkesi kolaylaştırmak için aktif ve etkin bir çaba gösterdi

16:01 - -

YILMAZ:''Güvenli liman’ vasfımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz.''

15:47 - -

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bu yeni rejimin ne seçeneği kalmıştı ne de zamanı, bu yüzden bir anlaşma yaptılar. Bu anlaşmanın, asla nükleer silaha sahip olamayacakları anlamına geldiğini biliyorlar" dedi.

15:38 - Dünya

Hükümet, sendikaların önerdiği maddelerin dikkate alınarak, hazırlanan yeni tasarının bugün Mecliste görüşüleceğini açıkladı

14:28 - -