Haber7 - ÖZEL
Suriye’de Şam yönetimi ile SDG/YPG unsurları kademeli entegrasyon mutabakatı imzaladı. Böylelikle SDG kontrolündeki ‘sarı alanlar’ fiilen ortadan kalktı. Suriye’nin kuzeydoğusu dahil bütün topraklar merkezi yönetime bağlandı. Askerî ve idarî entegrasyon anlaşmasıyla birlikte süreci sabote eden ‘Kandil baronları’nın gardı düştü.
Daha önce Türkiye aleyhine tahkir edici açıklamalar yapan, Şam yönetimini terörize edici söylemler üreten terör örgütü elebaşıları, mutabakat sonrası yapılan ilk açıklamada eski söylemini bıraktı.
Kandil baronları Suriye'de masayı devirdi! Peş peşe açıklamalar... 'Tünellere saklanın'
Kandil’de yuvalanan PKK/PAJK terör örgütünün sözde koordinasyon üyesi Ayten Dersim, “müzakere” ve “diyalog” odaklı beyanatında, ortak düşman olarak sadece radikal grupları hedef alan bir dil kullandı.
Ayten Dersim’in açıklamasında, diğer örgüt elebaşılarının aksine Türkiye aleyhine hiçbir ifade veya itham kullanılmadı.
Suriye ordusu süpürdü, Kandil ağlama duvarına döndü! Ararat: 'Başını Türk devleti çekti'
‘SORUNLARI MÜZAKEREYLE ÇÖZEBİLİRİZ’
Mutabakat zeminine uygun üslup kullanan Ayten Dersim, “sorunların savaşla değil, görüşme ve tartışma yoluyla çözülebileceğine” vurgu yaptı. Dersim, halkların kim olursa olsun müzakere ederek sorunlarını çözebileceğini belirterek, şunları söyledi:
“Kürt ve Kürdistan halkının şöyle bir isteği ve talebi var. Çünkü biz şuna ulaştık halklar olarak ve kadınlar olarak; halklar kim olursa olsun, görüşerek, müzakere ederek, tartışarak varsa bir sorunu insan olarak bunu çok rahat çözebiliriz. Önderliğimiz zaten bunun mücadelesini tüm kapsamıyla veriyor. Diyor ki, savaşlarla sorunlar çözülmez.”
Ayten Dersim, Şam yönetimi veya Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hakkında konuşurken doğrudan saldırgan üslup yerine, “adına hükümet denilerek, adına cumhurbaşkanı denilerek” şeklinde daha genel ve sistemsel eleştiri yöneltti. Dersim, Şam yönetimini doğrudan birincil askeri hedef olarak göstermekten kaçındı. Suriye’deki son operasyonları “uluslararası güçlerin hazırladığı konsept” olarak yorumladı.
Kandil'den Suriye'deki hezimeti Türkiye'ye taşıma gayreti! Karayılan'dan sürece zehir
‘AYRILIKÇI DEĞİLİZ' SİNYALİ: KİMSEYE ZARARIMIZ YOK’
Mutabakat sonrası süreçte örgütün kendisini Suriye’nin bir parçası ve “tehdit oluşturmayan” yapı olarak sunma çabası dikkat çekti. Şam yönetimiyle entegrasyon sürecinde “ayrılıkçı” ve “tehditkar” etiketinden kurtulma çabasına girdiği görülen Kandil elebaşılarından Ayten Dersim, ‘Rojava’daki yapılanmanın başka bir halka zararı dokunmadığını, başka yerde gözü olmadığını ve Ortadoğu’nun “en masum halklarından biri” olduğunu iddia etti.
Ayten Dersim, siyasi mutabakatı ve sahadaki geri çekilmeleri “öz savunma” ve “Jin Jiyan Azadî” felsefesiyle ambalajlayarak örgüt tabanına sundu. Silahlı mücadelenin kurtuluş olmadığını kabul etmekle birlikte, “teslim olmayacaklarını” ve “öz savunmanın bir hak olduğunu” savunarak, siyasi manevraları ideolojik direniş anlatısı içinde eritmeye kalktı.
Açıklamasında özellikle kadın mücadelesinin evrenselleştiği vurgusu yapan Ayten Dersim, bölgedeki varlıklarının ‘toplumsal zorunluluk’ olduğu mesajını vermeye çalıştı