Birleşik Devletler, Kaliforniya'nın iki katı büyüklüğündeki Arktik deniz tabanı bölgesini sessizce kontrolü altına aldı.
Donald Trump için stratejik bir zafer niteliği taşıyan bölge, enerji ve mineral kaynakları açısından paha biçilemez bir hazine barındırıyor.
Dışişleri Bakanlığı, 2023 yılında kıyı şeridinden 200 deniz mili öteye uzanan yaklaşık 86 bin mil karelik Genişletilmiş Kıta Sahanlığı’nın (ECS) dış sınırlarını resmen ilan etti.
Mevcut uluslararası hukuk normları, kıyı devletlerine petrol, doğalgaz ve kritik minerallerin araştırılması konusunda münhasır egemen haklar tanıyor.
Onlarca yıl süren buz kırıcı gemi görevleri, derin deniz haritalamaları ve sismik araştırmalar, Amerikan iddiasının temelini oluşturdu.
Bilimsel verilerin ışığında şekillenen süreç, incelenen bölge üzerinde hak iddia etme kapısını araladı.
Alaska'nın eski vali yardımcısı ve ABD Arktik Araştırma Komisyonu Başkanı Mead Treadwell, durumun bir toprak satın alımı olmadığını vurguladı.
Treadwell, "ABD'nin yasal ve haklı bir hak iddiası olarak gördüğü şeyi ortaya koymak için araştırma masraflarını karşıladık" şeklinde konuştu.
Alaska'nın kuzeyinde, Çukçi Platosu ve Kanada Havzası’nın bazı bölümlerini kapsayan yeni alanlar, Rusya'nın hak iddialarına yakınlığı sebebiyle jeopolitik bir satranç tahtasına dönüştü.
RUSYA VE ÇİN’E KARŞI ARKTİK KALKANI: RAKİPLERİN ÖNÜ KESİLİYOR
Rusya'nın Arktik'teki durdurulamaz genişlemesi ve Çin'in 2018'de kendisini "Arktik'e yakın bir devlet" ilan etmesi, Washington'da alarm zillerini çaldırdı.
Stratejik öneme sahip bölgelerin rakipler tarafından ele geçirilme ihtimali, süreci hızlandıran temel faktör oldu.
Deniz tabanının kontrolü, su üstü trafiğini doğrudan kısıtlamasa da denizaltı altyapısı, kablo hatları ve boru geçişleri üzerinde mutlak hakimiyet sağlıyor.
DENİZALTINDAKİ GİZLİ TEHDİT: ASKERİ GENİŞLEME KORKUSU
Arktik Okyanusu bölgesindeki askeri hareketlilik ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.Mead Treadwell, uluslararası boğazlardan geçen denizaltıların faaliyetlerini düzenleme yetkisinin bulunmadığını hatırlattı.George W. Bush döneminde başlayan çalışmalar, Trump yönetimiyle birlikte ekonomik bağımsızlık ve ulusal güvenlik ajandasının merkezine yerleşti.DENİZ TABANINDAKİ SERVET: KOBALT, MANGAN VE NADİR ELEMENTLER
Genişletilmiş kıta sahanlığı, modern teknolojinin can damarı olan enerji yataklarını barındırıyor. Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) uzmanları, bölgedeki oluşumlarda yüksek miktarda kobalt, manganez ve nadir toprak elementleri tespit etti.
Enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda bu kaynakların kontrolü, ABD'nin küresel rekabetteki elini güçlendiriyor.
Ticari amaçlı petrol ve gaz üretimi, teknolojik engeller ve yüksek maliyetler nedeniyle şimdilik belirsizliğini koruyor.
Sert buz tabakaları ve aşırı derinlik, büyük enerji devlerinin temkinli yaklaşmasına yol açıyor.
Trump yönetimi, tüm zorluklara rağmen özel sektörü bölgeye çekmek için kiralama planları hazırlıyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında yayınlanan taslak plan, daha önce dokunulmaz kabul edilen alanları yatırıma açmayı hedefliyor.
SADECE ENERJİ DEĞİL: BALIKÇILIK VE EKSTREMOFİL YAŞAM FORMLARI
Hakimiyet alanı sadece fosil yakıtlarla sınırlı kalmıyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) gibi kurumlar, deniz tabanındaki yengeç popülasyonları ve dip balıkçılığını yönetme yetkisine sahip olacak.
Hidrotermal bacaların çevresinde yaşayan ve aşırı kimyasal ortamlarda hayatta kalan ekstremofil organizmalar, kanser araştırmaları ve dünya dışı yaşam arayışları için devrim niteliğinde veriler sunuyor.