DÜNYA ŞİMDİ Mİ GÖRECEK?

Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York dönüşünde düzenlediği basın toplantısındaydım. Sayın Cumhurbaşkanı’nı dinlerken aklıma 2025 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde kendisine yönelttiğim bir soru geldi... “Siz olunca ne değişecek?”

- - 2 saat önce

O günlerde Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin uluslararası temaslarına yönelik girişimlerini, yaptığı anlaşmaları ve Kıbrıs Türk tarafına yaklaşımını konuşuyorduk.

Erhürman’ın cevabı netti:

“Dünya görecek.”

Ben de sormuştum:

“1963’ten bugüne yaşananları görmeyen dünya şimdi mi görecek?”

Bugün Erhürman Cumhurbaşkanı.

New York dönüşünde ortaya koyduğu tablo ise o günkü soruyu yeniden gündeme getiriyor.

6 EVET, 13 GÜVEN SARSICI HAREKET, 19 YENİ ÖNERİ

Cumhurbaşkanı Erhürman, yaklaşık 11 aylık dönemde Rum tarafından kaynaklandığını belirttiği 13 güven sarsıcı hareketten söz etti.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in gündeme getirdiği 7 Güven Yaratıcı Önlemden 6’sının Kıbrıs Türk tarafınca kabul edildiğini açıkladı.

Erhürman’ın anlatımına göre, bu başlıklarda ilerleme sağlanmadan Rum tarafından 19 yeni öneri gündeme getirildi.

Cumhurbaşkanı bunu:

“Pişmiş aşa su katmak”

sözleriyle değerlendirdi.

Bu tablo önemli bir soruyu beraberinde getiriyor.

Taraflardan biri attığı adımların karşılığında beklediği ilerlemeyi göremiyorsa, sürecin aynı yöntemlerle devam etmesi ne ölçüde sonuç üretebilir?

Burada yalnızca Kıbrıs Türk tarafının değil, Rum tarafının yaklaşımının da sorgulanması gerekiyor.

Çünkü güven yaratmak iki taraflıdır.

Siyasi eşitlik de yalnızca müzakere metinlerinde değil, tarafların birbirlerine yönelik tutumlarında anlam kazanır.

DÜN TATAR, BUGÜN ERHÜRMAN

Erhürman muhalefetteyken Ersin Tatar’ın üçlü görüşmelere yaklaşımını eleştiriyor ve diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunuyordu.

Bugün ise Cumhurbaşkanı olarak;

“İş olsun diye üçlü toplantı yapmam, iş olsun diye 5+1 yapmam. Ben çözüm istiyorum.”

diyor.

Bu iki yaklaşımı doğrudan bir çelişki olarak değerlendirmek yerine, aradan geçen dönemin ve Cumhurbaşkanlığı sorumluluğunun ortaya çıkardığı tecrübeye bakmak daha anlamlı olabilir.

Çünkü mesele yalnızca masaya oturmak değil.

O masanın sonuç üretip üretemeyeceğidir.

Bugün Hristodulidis var, yarın başka bir Rum lider olabilir.

Kıbrıs Türk tarafında da liderler değişebilir.

Dolayısıyla meseleyi kişiler üzerinden değil, iki tarafın çözüm anlayışı ve siyasi eşitlik konusundaki yaklaşımları üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ

Aynı değerlendirme Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs politikasındaki değişim için de yapılmalı.

Türkiye Cumhuriyeti uzun yıllar federasyon temelinde yürütülen çözüm süreçlerine destek verdi.

Kıbrıs Türk tarafı da farklı dönemlerde bu zemindeki müzakerelere katıldı.

Ancak Annan Planı’ndan Crans-Montana’ya uzanan süreç  bir anlaşmayla sonuçlanmadı.

Sonraki dönemde Türkiye Cumhuriyeti egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki politikayı esas aldı .

Bu değişikliği yalnızca ideolojik bir tercih olarak değerlendirmek yerine, geçmiş müzakere süreçlerinden çıkarılan sonuçlarla birlikte ele almak gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin uzun yıllar desteklediği bir çözüm modelinden neden farklı bir noktaya geldiği, bugünkü tartışmanın önemli parçalarından biridir.

Aynı şekilde Rum tarafının yıllardır dile getirdiği federasyon, barış ve çözüm söylemlerinin uygulamada nasıl karşılık bulduğu da değerlendirilmelidir.

Çünkü bir çözüm modelinin başarısı yalnızca adından değil, tarafların o modeli hayata geçirme iradesinden geçer.

ARTIK İSİMLERDEN ÇOK SONUCU KONUŞMAK GEREKİYOR

Belki de bugün ihtiyaç duyulan tartışma tam olarak budur.

Tatar-Erhürman, sağ-sol ya da federasyon-iki devlet başlıklarının ötesine geçerek hangi yaklaşımın sürdürülebilir bir çözüme ulaşabileceğini konuşmak.

Barış söylemi önemlidir.

Ancak bunun egemen eşitlik ,karşılıklı güven ve somut adımlarla desteklenmesi gerekir.

Müzakere de önemlidir.

Ancak müzakerenin kendisi değil, ortaya çıkaracağı sonuç belirleyicidir.

Basın toplantısında Sayın Cumhurbaşkanı’na yaşananların ardından yol haritasında bir değişiklik olup olmayacağını sordum.

Cevabı...

“Hiç.”

Bu cevap, önümüzdeki dönemde izlenecek politikanın sonuçlarını daha da önemli hale getiriyor.

Çünkü Kıbrıs Türk tarafının haklı olduğuna uluslararası toplumu ikna etmek bir hedef olabilir.

Ancak esas mesele, bunun Kıbrıs Türk halkı açısından hangi somut siyasi sonuca dönüşeceğidir.

Bu nedenle seçim döneminde sorduğum soruyu bugün biraz değiştirerek yeniden soruyorum:

Dünya gördü diyelim Sayın Cumhurbaşkanı…

Kıbrıs Türk tarafının yaklaşımını da, Rum tarafının yaklaşımını da gördü.

Peki bu görülmüşlük, çözüm yolunda neyi değiştirecek?

Belki de bundan sonra tartışmamız gereken asıl mesele budur...

Kimin haklı olduğundan önce, hangi yolun bizi gerçekten çözüme ulaştırabileceği.

Haftanın Öne Çıkanları

TÜRKİYE SİSTEMİ KURDU: PEKİ KKTC DEVLETİ NEDEN KULLANMIYOR?

2026-09-24 12:47 - -

28 GÜNÜN ARDINDAN… HEM SINAVDAN GEÇTİK, HEM SINAVDA KALDIK

2026-09-27 14:28 - -

DÜNYA ŞİMDİ Mİ GÖRECEK?

2026-09-30 19:44 - -

Batan gemide kaybolan kardeşlerini ailesine getiremeyen acılı ağabeyden duygu dolu sözler

2026-09-29 12:54 - -

Bakan Fidan, BAE Devlet Başkanı Yardımcısı Al Nahyan ile bir araya geldi

2026-09-29 13:00 - -

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki: "Sayın Özgür Özel’in ‘siyasi sorumluluğun alfabesi’ hakkındaki bilgisizliği çok nettir"

2026-09-29 12:48 - -

İlgili Haberler

Bakan Fidan, BAE Devlet Başkanı Yardımcısı Al Nahyan ile bir araya geldi

13:00 - -

Batan gemide kaybolan kardeşlerini ailesine getiremeyen acılı ağabeyden duygu dolu sözler

12:54 - -

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki: "Sayın Özgür Özel’in ‘siyasi sorumluluğun alfabesi’ hakkındaki bilgisizliği çok nettir"

12:48 - -

28 GÜNÜN ARDINDAN… HEM SINAVDAN GEÇTİK, HEM SINAVDA KALDIK

14:28 - -

TÜRKİYE SİSTEMİ KURDU: PEKİ KKTC DEVLETİ NEDEN KULLANMIYOR?

12:47 - -

Günün Manşetleri

DÜNYA ŞİMDİ Mİ GÖRECEK?

19:44 - -

Bakan Fidan, BAE Devlet Başkanı Yardımcısı Al Nahyan ile bir araya geldi

13:00 - -

Batan gemide kaybolan kardeşlerini ailesine getiremeyen acılı ağabeyden duygu dolu sözler

12:54 - -

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki: "Sayın Özgür Özel’in ‘siyasi sorumluluğun alfabesi’ hakkındaki bilgisizliği çok nettir"

12:48 - -

28 GÜNÜN ARDINDAN… HEM SINAVDAN GEÇTİK, HEM SINAVDA KALDIK

14:28 - -