Cumhurbaşkanı Erhürman adaya döndü...

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından KKTC’ye dönüşünde Ercan Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erhürman, “BM’nin Kıbrıs sorununu en üst seviyede takip ettiğini gördük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erhürman adaya döndü...
13-02-2026 00:02

Erhürman:“Engel Türkiye değil, metodolojinin kendisi”

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York temaslarını tamamlamasının ardından adaya döndü. Ercan Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler nezdindeki görüşmelere ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Randevu talebimize kısa sürede dönüş alındı”
Erhürman, 2 Şubat itibarıyla BM Genel Sekreteri’nden randevu talep ettiklerini belirterek, görüşmenin kısa sürede planlandığını söyledi. Görüşmenin süresine dikkat çeken Erhürman, “Başlangıçta yarım saat olarak öngörülmüş olmasına rağmen yaklaşık 1 saat 10 dakika sürdü. Bu da Sayın Genel Sekreter’in konuya verdiği önemin somut bir göstergesi oldu” ifadelerini kullandı.
“Üç temel başlık ele alındı”
Görüşmede üç ana başlık üzerinde durduklarını aktaran Erhürman, şunları kaydetti:
“Birincisi, halkımızın çözüm iradesini bir kez daha doğrudan Sayın Genel Sekreter’e ilettik.”
“İkincisi, dört maddelik metodoloji önerimizi ayrıntılı şekilde aktardık.”
“Üçüncüsü, güven yaratıcı önlemler konusunu ele aldık.”
“5+1 formatı yerine iki lider arasında sonuçlanmalı”
Güven artırıcı önlemler bağlamında, bu başlıkların 5+1 formatı yerine Lefkoşa’da iki lider arasında sonuçlandırılması gerektiğini vurgulayan Erhürman, bu yaklaşımı BM Genel Sekreteri’ne bir kez daha ilettiklerini belirtti.
Geçiş noktaları ve Metehan vurgusu
Geçiş noktaları konusunun ayrıntılı biçimde gündeme getirildiğini ifade eden Erhürman, özellikle Metehan’daki yoğunluk ve verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi konularını aktardıklarını söyledi.
“31 Ocak’a kadar adım atılacağı yönündeki sözlere rağmen Metehan’da herhangi bir iyileşme yaşanmadığını, Derinya ve Bostancı’daki düzenlemelerin tamamlanmadığını ifade ettik.”
Hellim ve yetkilendirme süreci
Erhürman, Hellim konusunda Bureau Veritas Paris’in yetkilendirilmesine ilişkin sürecin ilerlemediğini de görüşmede dile getirdiklerini belirtti.
“14 yaş altı dostluk maçları yanlış anlaşıldı”
Önerilen dostluk maçlarının milli takımlar düzeyinde bir organizasyon olmadığını vurgulayan Erhürman, amaçlarının iki toplumdan çocukların bir araya gelerek spor yapması ve birbirini tanıması olduğunu kaydetti.
Yeni geçiş noktaları: Haspolat, Akıncılar, Kiracıköy-Athienou
Yeni geçiş noktalarına ilişkin önerileri de paylaştıklarını belirten Erhürman, Haspolat, Akıncılar ve Kiracıköy-Athienou hattı dahil alternatifler üzerinde çalıştıklarını aktardı.
“Kıbrıslı Rumların da bu geçişlerden yararlanmasından hiçbir rahatsızlık duymayacağımızı, karşılıklı kolaylaşmayı desteklediğimizi ifade ettik.”
“2017’den bu yana güven zayıfladı”
2017’den bu yana yaşanan durgunluğun iki taraf arasındaki güveni zayıflattığını söyleyen Erhürman, Güney Kıbrıs’ın güvenlik, enerji, deniz yetki alanları ve ticaret yollarına ilişkin anlaşmalarının Kıbrıslı Türkleri dışladığını dile getirdi.
“BM, süreci en üst düzeyde takip ediyor”
BM Genel Sekreteri’nin kalıcı çözümün yalnızca ada için değil bölgesel istikrar açısından da kritik olduğuna vurgu yaptığını aktaran Erhürman, “Genel Sekreter seviyesinde sürecin yakından takip edildiğini gördük” dedi.

Metodolojiye ilişkin değerlendirmeler
“Amaç sürecin sıfırdan başlamasını önlemek”
Metodolojinin ikinci maddesinin, geçmiş müzakere süreçlerindeki kazanımların korunmasını öngördüğünü ifade eden Erhürman, Crans-Montana’ya kadar oluşan yakınlaşmaların ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
“Amaç, sürecin sıfırdan başlamasını engellemektir.”
“Yakınlaşmalar yeniden tartışılırsa süreç başa döner”
Son toplantıda karşı tarafın “yakınlaşmaları karşılaştıralım” yaklaşımına dikkat çeken Erhürman, bunun süreci fiilen sıfırdan başlatmak anlamına geleceğini söyledi.
“Eğer ‘senin yakınlaşman – benim yakınlaşmam’ denirse, ortada yakınlaşma kalmaz.”
Zaman sınırlaması vurgusu
Metodolojinin üçüncü maddesinde yer alan zaman sınırlamasının, sürecin ucu açık müzakerelere dönüşmesini engellemeyi hedeflediğini kaydeden Erhürman, “Bu kez çözüm olsun diye müzakere istiyoruz” dedi.
“Engel Türkiye değil, metodolojinin kendisi”
Bazı haberlerde Türkiye’nin süreci engellediği yönündeki iddialara değinen Erhürman,
“Eğer bir ‘engel’ aranıyorsa, o benim. Metodolojimizin ikinci maddesi bu tartışmanın açılmaması üzerine kuruludur. Konunun Türkiye ile ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum basınına saygı duyduğunu belirten Erhürman, sürece yardımcı olmak adına haberlerde karşı tarafın da görüşünün alınmasının önemine dikkat çekti.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER