Suriye topraklarını bölme hayalleri kurarken cephede ağır bir yenilgi alan terör örgütü YPG/SDG’den itiraflar gelmeye devam ediyor.
Örgütün sözde eski Cezire Sorumlusu “Ali” kod adlı Ahmet Osman, YPG’nin şişirilmiş sayılarla ABD’yi kandırdığını ve HDP’li belediyelerden de pay aldığını söyledi. Rakka kırsalında bulduğumuz Osman, 2015 yılında beraberindeki 800 kişi ile YPG-SDG’ye katıldığını anlattı.
Türkiye'ye dev petrol teklifi: Birlikte işletelim! Ankara kabul etti!
Dört eski PKK’lı ile kaldığı evde gazetemiz aracılığıyla tarihe geçecek ifşaatlarda bulunan Osman “PKK, ABD’yi uzun yıllardır dolandırıyor. En kalabalık döneminde dahi sayısı 35 bini aşmayan örgüt, 80-90 bin kişilik maaş ödemeleri aldı. Bu dolandırıcılıkta ABD’lilerin de payı vardı. Özellikle Brett McGurk buradan çok ciddi kazanç elde etti. Onun sahaya inmesi sonrası Irak’a kaçak nakil koridorları kuruldu. Esad’a petrol satıyordu. James Jeffrey ile konuştuk. Washington bu yolsuzluğu 2022’de gördü. PKK ile olmayacağını anladılar ancak manevra şartları da olmadığı için işgalin bitişi bugünlere kaldı” dedi.
SİLAHLARI SATTILAR
Örgütün ABD silahlarını sattığını söyleyen Ahmet Osman şunları anlattı:
PKK, ABD’den silah alıyordu. Öte yandan Rusya ve Esad’la da masa altından işler çeviriyordu. ABD silahlarını dahi sattılar. Dönem dönem ABD ile ciddi gerilimler yaşandı. Washington yedi ay önce maaşlarını kesti. Buradaki bütün fabrikalara çöktüler.
Bölgenin tüm zenginliğini Kamışlı’ya taşıdılar. Araplara elektrik dahi vermiyorlardı. Örgüt içi maaşlarda uçurum vardı. Aşiret mensubu bir Arap savaşçıya 150 dolar veriyorlardı. Yeni katılan bir Kürt 800 dolar alıyordu. Rakka ve Deyrizor onlar için hayati önem taşıyordu.
Bu sebeple Rakka düştüğünde Kandil’in gönderdiği Kahraman, Lokman, Çiya, Enkıl, Cemil ve Mahmut Berhudan gibi elebaşları buradaydı. Kuşatıldılar ve el-Aktan Hapishanesine sığındılar. Rakka’dan bu cezaevine kazdıkları tünellerle ulaştılar. Sonra ABD’ye yalvardılar. Barzani ve Batılılar devreye girdi. Koalisyon uçakları 24 saat devriye faaliyeti yürüttü.
Yoksa örgütün beyni büyük oranda etkisiz hâle getirilecekti. Perşembe gecesi Ayn el-Arab’a gitmeleri konusunda anlaşma sağlandı. İçeride 30’dan fazla sivil mahkûmu infaz ettiler. ABD hava desteği vermeden PKK bir hiçti. Rakka’da iki saat anca dayanabildiler. İki saatte 110 kilometre çekildiler. Köprüleri havaya uçurmasalar kaçmaya dahi zaman bulamayacaklardı.
KAMIŞLI’YA TAŞIDILAR
Son darbede Suriye genelinde 4 bin civarında PKK’lı öldürüldü. Şeker Fabrikasını silah deposu yapmışlardı. Çekilirken patlattılar. Daha öncesinde Arap yoğun oludğu bölgelerde büyük silah depoları vardı. Rejimin düşüşü ile birlikte silahları Ayn el-Arab ve Kamışlı aksına taşıdılar. Doğrusu ABD’liler 2022’de Suriye Kürdistan’ı projesinin yürümeyeceğini anladı. James Jefrey ve Centcom yönetimi ile birçok görüşmem oldu. “Siyah bayraklı DEAŞ’a karşı sarı bayraklı YPG’yi destekliyorsunuz. Bu silahlar Arapları öldürmek için teslim edildi. Bu metot başarısız olmaya mahkûm” diye defalarca uyardım. ABD ise bize “Esas gayemiz İran’a karşı burada bir cephe hattı kurmak. İkinci hedefimiz Ruslar” diyordu. Ancak sahada bu söylediklerinin karşılığı yoktu.
DÖRT ELEBAŞI DA GELDİ
SDG içerisindeki bölge Araplarına liderlik eden Ahmet Osman, terör elebaşları Cemil Bayık, Murat Karayılan, Bese Hozat, Mustafa Karasu’nun zaman zaman Kamışlı, Tabka, Rakka, Ayn el-Arab gibi işgal bölgelerine geldiği bilgisini paylaştı.
Ahmet Osman, Türkiye’den DEM-HDP yöneticilerinin de Irak üzerinden Kamışlı ve Ayn el-Arab’a ziyaretler gerçekleştirdiğini anlattı.
DEM’lilerin Kandil nezaretinde PKK-SDG işgal hattına geldiğini aktaran eski SDG’li isim, DEM’lilerin belediye bütçelerinden kendilerine pay ayırdığını söyledi. Konuştuğumuz SDG’liler de Türkiye ile uzun süredir irtibat hâlinde olduklarını, Türk İstihbaratının gelinen noktada görünmeyen ancak sonucu belirleyen bir misyona sahip olduğunu ifade etti. Örgüt elemanları, PKK’nın ciddi miktarda silah ve cephaneyi bırakarak kaçtığını belirtti.
