Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, yabancıların KKTC’de taşınmaz mal alımına ilişkin yürürlüğe konulan yeni düzenlemeler hakkında açıklama yaptı.
Özersay, taşınmaz mal piyasasında güven, pratik, uygulanabilir prosedürler ve öngörülebilirliğin büyük önem taşıdığını belirterek, UBP-DP-YDP hükümetinin yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kuralları baştan doğru tasarlamak yerine sürekli değiştirdiğini savundu.
Açıklamasında, her yeni düzenlemede bürokratik süreçlerin daha da zorlaştırıldığını ifade eden Özersay, bazı kuralların geriye dönük uygulanmasının piyasadaki belirsizliği artırdığını ve güven ortamını zedelediğini söyledi.
Son iki yılda emlak sektöründe ve bağlantılı sektörlerde yaşanan durgunluğa dikkat çeken Özersay, sektörde faaliyet gösteren güçlü şirketlerde dahi çek vadelerinin uzamaya başladığını, nakit akışı sorunlarının arttığını kaydetti.
Hükümetin dün yürürlüğe koyduğu yasa gücünde kararnameyle yabancıların arazi, konut ve yatırım amaçlı taşınmaz alımına ilişkin şartların bir kez daha değiştirildiğini ifade eden Özersay, “Kimse size yabancıların KKTC’de taşınmaz mal alımını kısıtlamayın demiyor” dedi.
Kısıtlamaların yapılabileceğini ancak bunun “deneme-yanılma” yöntemiyle sürekli değişen kurallarla yürütülmesinin piyasayı olumsuz etkilediğini savunan Özersay, baştan net bir sistem kurulması gerektiğini belirtti.
Yeni düzenlemelerde bazı şartların ve izin iptali hükümlerinin ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini öne süren Özersay, devletin bürokratik süreçlerinden kaynaklanabilecek gecikmeler nedeniyle yatırımcıların izin iptaliyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Özersay, bu durumda kişilerin yatırdıkları parayı geri alabilmek için mahkemelerde mücadele etmek zorunda kalabileceğini ifade etti.
Yasa değişikliği yerine Bakanlar Kurulu tarafından yasa gücünde kararname çıkarılmasını da eleştiren Özersay, Anayasa’nın 112’nci maddesine işaret ederek, ekonomik konularda “ivedilik” durumunda bu yöntemin kullanılabileceğini kaydetti. Özersay, hükümetin bu yöntemi tercih etmesinin temel nedeninin Maliye’ye gelir sağlamak olduğunu ileri sürdü.
Açıklamasında, “Özetle bu düzenlemelerle asıl amaç yabancıların ülkemizde taşınmaz alımını kısıtlamak ve/veya düzenlemek değil Maliye’ye kaynak yaratmaktır” ifadelerine yer veren Özersay, sürekli değişen kurallar ve yeni bürokratik süreçlerin piyasaya zarar verdiğini savundu.
Özersay ayrıca, meselenin yalnızca daha fazla konut veya daire alınabilmesi olmadığını, esas konunun piyasada güven ortamının yeniden tesis edilmesi olduğunu belirtti. Rum tarafının KKTC emlak sektörünü ve ekonomik gelişmeyi hedef aldığını savunan Özersay, “Biz olsun kendi elimizle kendi ayağımıza sıkmasak olmaz mıydı” ifadelerini kullandı.
