Middle East Eye'ın (MEE) ismini paylaşmayan kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD, Şam yönetimiyle anlaşmaya varması için Tel Aviv yönetimine yaptığı baskıyı artırdı.
ABD, İsrail ve Suriye'ye mart ayına kadar bir güvenlik anlaşmasına varmaları için baskı yaparken İsrail'in Şeyh (Hermon) Dağı'nı kırmızı çizgi olarak belirlemesi anlaşmanın önünde engel olmaya devam ediyor.
Kaynaklar, her iki tarafın da bu konuda taviz vermediğini, fakat bunun aşılması durumunda anlaşmanın "yakında" açıklanabileceğini söyledi.
ABD Başkanı Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında yapılan telefon görüşmesinde de bu konunun ele alındığı ileri sürülen haberde, bir kaynağın "Trump, Netanyahu'ya Şam ile güvenlik anlaşmasını sonuçlandırması için bir ay süre verdiğini Şara'ya söyledi" ifadelerine yer verildi ve Trump'ın Şara'ya tek Suriye görmek istediğini söylediği aktarıldı.
Habere göre, bir kaynak, görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini, Şeyh Dağı ile alakalı sorun dışında anlaşmanın sağlandığını kaydetti.
Suriyeli bir yetkili de, görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve yakında bir "atılım" beklediklerini ekledi.
Buna karşın üst düzey bir Batılı yetkili, İsrail'in Şeyh Dağı konusunda tutumunun dört hafta içinde değişmesini beklemediklerini, bu konunun gerçekleşmesi için ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın en çok baskı yapan kişi olduğunu belirtti.
İSRAİL-SURİYE MÜZAKERELERİ
Suriye ile İsrail arasında yeni bir güvenlik anlaşması imzalanması için ABD öncülüğünde geçen aylarda bazı müzakereler yürütülmüştü.
Yürütülen ilk müzakereler olumlu mesajlara rağmen, Tel Aviv yönetiminin Suriye'nin güneyinin silahsızlandırılması ve işgali sürdürmekte diretmesi nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump ile Aralık 2025 sonundaki görüşmesinin ardından 6 Ocak'ta Paris'te taraflar arasında görüşme gerçekleştirilmişti.
Görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail ile Suriye arasında gerilimin azaltılması ve ilişkilerin daha istikrarlı hale getirilmesi amacıyla ABD gözetiminde "ortak bir iletişim mekanizması" kurulduğu açıklanmıştı.
