Başbakan Ünal Üstel’den GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığına Tepki...

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Üstel, açıklamasında sürece ve tarihsel arka plana dikkat çekti.

Başbakan Ünal Üstel’den GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığına Tepki...
08-01-2026 19:26
Google News

“Adaletsizlik ve Çifte Standardın Güncel Tezahürü”

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesini eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve Kıbrıs’ta yaşanan tarihsel gerçekler yok sayılarak, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ sıfatıyla Avrupa Birliği Konseyi (Council of the European Union) Dönem Başkanlığını üstlenmesi; Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürüdür.”

1963 Süreci ve Kıbrıs Türk Halkının Dışlanması

Üstel, 1963 yılında yaşanan gelişmelere işaret ederek Kıbrıs Türk halkının devlet yapılarından dışlandığını vurguladı:

“1963 yılında Rum liderliğinin, ortaklık devletinin temelini oluşturan Anayasa’yı tek taraflı biçimde değiştirme girişimleri ve bu doğrultuda Rum paramiliter unsurlar ile EOKA geçmişi bulunan silahlı gruplar eliyle Kıbrıs Türk halkına karşı başlatılan saldırılar sonucunda, Kıbrıs Türkleri can güvenliği ortadan kaldırılarak devletin kurumsal yapılarından fiilen dışlanmış, eşit kurucu ortaklık hakları gasp edilmiştir. Bu süreç, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllara yayılan ağır bir haksızlığa maruz bırakılmasının başlangıcı olmuştur.”

Uluslararası Alanda Tek Taraflı Kabul Eleştirisi

Başbakan Üstel, Birleşmiş Milletler kararlarının çarpıtıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Buna rağmen Rum tarafı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bağlamı ve ruhu çarpıtılarak, adanın tek meşru idaresiymiş gibi uluslararası alanda muhatap kabul edilmiştir. Kıbrıs Türk halkı ise siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonlarla yok sayılmıştır. Müzakere süreçlerinin başarısız olmasının temel nedeni, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul etmeyen uzlaşmaz tutumudur.”

Annan Planı ve AB’ye Yönelik Eleştiriler

2004 Annan Planı sürecine de değinen Üstel, Kıbrıs Türk halkının iradesinin karşılıksız bırakıldığını ifade etti:

“2004 yılında Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkının açık biçimde ‘evet’ demesine rağmen, Rum tarafının ‘hayır’ oyu ödüllendirilmiş; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Birliği’ne üye yapılırken, Kıbrıs Türk halkı ambargo ve izolasyonlarla cezalandırılmıştır. Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk halkına verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmemiştir.”

Silahlanma ve Güvenlik Vurgusu

Üstel, son dönemde GKRY’nin askeri faaliyetlerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde Rum tarafının, bazı bölgesel ve uluslararası odakların desteğiyle silahlanma faaliyetlerini hızlandırdığı; askeri anlaşmalar ve ittifaklarla güç biriktirdiği açıkça görülmektedir. Gazimağusa ve Girne’ye yönelik saldırgan söylemler, hedefin doğrudan Kıbrıs Türk halkı olduğunu göstermekte; güneyde yükselen ırkçı ve Türk düşmanı çevreler adada barış ve istikrarı tehdit etmektedir.”

AB’ye Sessizlik Eleştirisi

AB’nin tutumuna da değinen Başbakan Üstel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu tablo karşısında Avrupa Birliği’nin sessiz kalması ve Rum tarafını siyasi olarak ödüllendirmeye devam etmesi, Birliğin savunduğunu iddia ettiği hukuk ve adalet ilkeleriyle açık bir çelişki içindedir. Rum Yönetimi’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesi, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına gelmektedir.”

Egemen Eşitlik ve Türkiye ile Dayanışma Mesajı

Üstel, KKTC’nin duruşunu şu sözlerle ifade etti:

“Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliği tartışma konusu yapılamaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içinde, kararlılıkla yoluna devam edecektir. Kıbrıs Türk halkının devletiyle, iradesiyle ve onuruyla var olma hakkı asla göz ardı edilemez.”

Uluslararası Topluma Çağrı

Başbakan Ünal Üstel, açıklamasının devamında uluslararası topluma çağrıda bulundu:

“Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet ediyorum. Adada adil ve kalıcı bir düzen, ancak iki tarafın egemen eşitliğinin ve güvenliğinin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Kıbrıs Türk halkının yok sayıldığı hiçbir yaklaşımın başarı şansı yoktur.”

“Bu İrade Geri Dönüşsüzdür”

Açıklamanın sonunda Üstel, Kıbrıs Türk halkının iradesine vurgu yaptı:

“Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğini belirleme hakkından vazgeçmeyecektir. Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur.”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ARŞİV ARAMA