Ana içeriğe geç

aktifhaberkibris.com, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve KKTC geneli tüm özel haberler...

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR!

Kıbrıs’ta bugüne kadar her Cumhurbaşkanı eleştirildi. Rauf Denktaş da, Mehmet Ali Talat da, Derviş Eroğlu da, Mustafa Akıncı da, Ersin Tatar da…

FLAŞ
CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR!
1 / 2

Peki, Tufan Erhürman neden eleştirilmesin?

Özellikle Ersin Tatar döneminde iki devletli çözüm politikası ağır eleştirilere maruz kaldı. Kimileri müzakere masasından uzaklaşıldığını savundu, kimileri izlenen politikayı gerçekçi bulmadı.

Bunlar demokrasinin gereğiydi.

Ancak bugün Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın politikaları sorgulandığında bazı çevrelerin rahatsız olması düşündürücü.

Dün Tatar’ı eleştirmek demokratik hak da bugün Erhürman’ı eleştirmek neden sorun?

Cumhurbaşkanları değişince demokrasi anlayışı da mı değişiyor?

PİLE’DE HALAY VAR, PEKİ MASADA NE VAR?

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis, Pile’deki festivalde samimi görüntüler verdi.

Gülümsemeler, dostluk mesajları…

Güzel!

İki toplumun insanlarının bir araya gelmesine elbette karşı değiliz.

Ama ortada önemli bir gerçek var.

Rum yönetimi KKTC’yi tanımıyor. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul etmiyor. Mülkiyet davaları, tutuklama süreçleri ve uluslararası izolasyonlar devam ediyor.

Türkiye’nin garantörlüğüne yönelik hadsiz söylemler üst perdeden söylenmeye devam ediyor.

Peki, değişen ne?

Rum lider kendi kamuoyuna yeniden birleşme mesajları verirken KKTC Cumhurbaşkanının bu görüntülerden beklediği siyasi kazanım nedir?

Cumhurbaşkanları sıradan vatandaş değildir. Verdikleri her fotoğraf devletlerini temsil eder.

Diplomasi yalnızca el sıkışmak, gülümsemek veya aynı festivalde bulunmak değildir.

Diplomasi, masadan halkınızın haklarını koruyacak sonuçlarla kalkabilmektir!

EOKA ANITINDAN DOSTLUK FESTİVALİNE!

Hristodulidis’in 10 Ekim’de EOKA mensupları adına yapılan anıtın açılışına katılması, ardından Pile’de dostluk görüntüleri vermesi de sorgulanmalıdır.

Rum yönetimi bir taraftan barış mesajları verirken diğer taraftan Yunanistan ve İsrail ile askerî iş birliğini güçlendiriyor.

IRIS 2026 tatbikatına ilişkin haberlerde, kaybedilen toprakların geri alınmasına yönelik senaryolardan söz ediliyor.

Böyle bir ortamda Kıbrıs Türk halkının güvenlik kaygıları nasıl görmezden gelinebilir?

Türkiye Cumhuriyeti bu adada yabancı değil, Kıbrıs Türk halkının Anavatanıdır!

Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından temel önemdedir.

COP31 İÇİN DEVREYE GİREN AB, KIBRIS TÜRKLERİ İÇİN NEREDE?

Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesine Rum lider Hristodulidis’in katılımı da ayrı bir tartışma konusu.

Basına yansıyan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kişisel davetleri arasında Hristodulidis bulunmuyordu. Rum yönetiminin Avrupa Birliği nezdindeki girişimlerinin ardından davet süreci ilerledi.

Hristodulidis bunu diplomatik girişimlerinin sonucu olarak değerlendirdi.

Ancak COP31, Birleşmiş Milletler çatısı altında düzenlenen çok taraflı bir konferanstır. Rum liderin katılması, Türkiye’nin GKRY’yi diplomatik olarak tanıdığı anlamına gelmez.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken, Antalya’daki protokolün ve verilecek görüntülerin siyasi anlamıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da davet aldığını açıklaması, iki liderin konferanstaki statülerini önemli hale getiriyor.

Peki, Avrupa Birliği’ne sormayacak mıyız?

Rum liderin Antalya’ya katılması için diplomasi yapan Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk halkının izolasyonlarının kaldırılması için neden aynı kararlılığı göstermiyor?

Bu çelişkiyi sorgulamak da bizim hakkımız.

SAYIN ERHÜRMAN, SOMUT KAZANIM NEREDE?

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın çözüm arayışlarını yok saymıyoruz.

Ancak iyi niyet başka, siyasi sonuç başka.

Dört maddelik metodoloji ortaya konuldu. Dönüşümlü başkanlık konuşuldu. Geçiş kapıları ve güven artırıcı önlemler görüşüldü.

Peki, Rum tarafı hangi temel konuda geri adım attı?

KİMSE ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR!

Bu ülkede Cumhurbaşkanları gelir, görevlerini yapar ve gider.

Ancak Kıbrıs Türk halkının varlığı, güvenliği, egemenlik talepleri ve siyasi hakları kalıcıdır.

Ersin Tatar’ın iki devletli çözüm politikası nasıl tartışıldıysa Tufan Erhürman’ın müzakere politikası da tartışılacaktır.

Cumhurbaşkanını eleştirmek devlete karşı çıkmak değildir.

Devlete saygı, makam sahibinin bütün kararlarını alkışlamak anlamına gelmez.

Barış istiyoruz.

Ama egemenlik haklarımızın görmezden gelinmesi pahasına değil.

Diyalog istiyoruz.

Ama Kıbrıs Türk halkının tarihî mücadelesini unutarak değil.

Dostluk istiyoruz.

Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünü ve KKTC’nin devlet varlığını yok sayarak değil.

Denktaş eleştirildi.

Talat eleştirildi.

Eroğlu eleştirildi.

Akıncı eleştirildi.

Tatar eleştirildi.

ERHÜRMAN DA ELEŞTİRİLECEK!

Çünkü bu devlet hiç kimsenin şahsi mülkü değildir.

Cumhurbaşkanlığı makamı da kimsenin siyasi dokunulmazlık zırhı değildir.

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN KİMİN CUMHURBAŞKANI OLDUĞU DEĞİL, KIBRIS TÜRK HALKININ NE KAZANDIĞIDIR!

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR!

Ve unutulmasın…

KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMENLİĞİ ALKIŞLARLA KAZANILMADI Kİ GÜLÜCÜKLERLE PAZARLIK KONUSU YAPILSIN!

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Daha fazla yükle