YILMAZ:''Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savaş sonrası bizi yeni şartlar bekliyor. Bu ortamda istikrarını koruyan bir ülke olarak çok önemli imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Oluşan imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz" dedi.

YILMAZ:''Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler"
21-04-2026 09:34
Google News


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası'na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası'na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani'nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya'nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı.
"Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır"
Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen iş birliğinin güçlü bir yansıması olan programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, ekonomik ilişkilerin niteliğini ve yönünü yeniden şekillendirdiğini belirterek, "Devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkeler arasındaki iş birliğinin önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. Bu süreçte, kurallara dayalı ticaret sisteminin yeniden güçlendirilmesi ve ülkeler arasındaki güvenin tahkim edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan bu yapı, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin derinleşmesine imkân tanımakta; iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini desteklemektedir" açıklamasında bulundu.
ABD ile olan ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Hedefimiz 100 milyar. Hedefe göre yüzde 40 civarındayız. Ama gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yılda önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor" ifadelerine yer verdi.
Yılmaz, karşılıklı yatırımların da ABD ile Türkiye arasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, Türkiye'de 2 bin 300'ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve arya alanlarına ciddi katkı sunduğunu açıkladı.


Aynı dönemde Türk firmalarının ise ABD'de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türk firmalarının yatırımlarının 14 milyar dolar gibi küçümsenmeyecek bir seviyeye geldiğinin altını çizdi.
Türkiye'nin sunduğu gelişmiş yatırım ortamının iş yapma kolaylığının ve ülkenin stratejik konumunun Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını bildiren Yılmaz, "Türk firmalarının ABD'de ortaya koyduğu performansın da dikkati çekici olduğunun altını çizdi.
"Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız"
Yılmaz, Türkiye olarak, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı güçlü bir kalkınma perspektifiyle hareket ettiklerine dikkati çekerek, "Son benimsediğimiz 12. Kalkınma Planımızda yeşil ve dijital dönüşümü kalkınma stratejimizin odağına almış durumdayız. Güçlü lojistik altyapımız, modern limanlarımız, gelişmiş kara ve demiryolu ağlarımız sayesinde yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız. Önceliğimiz; yüksek katma değer üreten, sürdürülebilir, iklim dostu ve teknoloji yoğun yatırımları ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu.
"CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler bekliyoruz"


Türkiye ile ABD arasında enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi birçok alanda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, "Özellikle enerji alanında LNG ithalatının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, iş birliğimizin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Savunma sanayiinde geliştirilecek iş birliklerinin, mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. Bu noktada iki dost müttefik ülke olarak ‘CAATSA' yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediğimizi özellikle ben de ifade etmek istiyorum. Bu konularda iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının da büyük katkılar sunacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
"Türk firmalarıyla Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde çok işler yapabilirler diye düşünüyorum"
Yılmaz, Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte hayata geçirebileceği projelerin önemli bir potansiyel taşıdığının altını çizerek, "Uzakdoğu'dan gelen büyük bir rekabet baskısı altında ekonomilerimiz. Bunu biliyoruz. Bu rekabete cevap verirken korumacılığın tek başına yeterli olmadığını yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin de önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu çerçevede özellikle Amerikan firmalarının finansal imkanları, teknolojik gelişmişlik düzeyleri, Türk firmalarının dinamik yapısı, esnek hareket kabiliyetleri, networkları birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine de inanıyorum. Bugüne kadar müteahhitlik alanında da ABD de 2,9 milyar dolar değerinde elli bir proje üstlenmiş durumdayız. Türk firmalarıyla Amerikan firmaları üçüncü ülkelerde de birlikte Afrika'da, Asya'da, Avrupa'da çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
"Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler"
Türkiye ekonomisinin, küresel düzeydeki tüm belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Bir Orta Vadeli Programımız var. Bunu da Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ve etkin bir koordinasyonla kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam ediyoruz. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum. Doğru bir programınız varsa nereye gittiğinizi biliyorsanız istikametiniz doğruysa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler. Asıl olan programınızdır. Programı kararlı bir şekilde hayata geçirmektir. Biraz geç olabilir bazı işler biraz etkilenebilir ama sonuçta kararlı bir politikaları izliyorsanız hedeflerinize el veya geç ulaşırsınız. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz."
"Savaş sonrası yeni şartlar bekliyor bizi, bu ortamda istikrarını koruyan olan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz"
Türkiye'nin çevresinde büyük çatışmaların olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye olarak bu gerilimler içinde istikrarını koruyan güvenli liman vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olmaya devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, İran-ABD-İsrail savaşının enerji, lojistik, hammadde başta olmak üzere küresel ekonomiye önemli yansımalarda bulunduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de etkileniyor. Fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan bu yeni imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz. Türkiye'nin bu yeni ortamdan faydalanmasına dönük bazı önemli adımlar yine yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın konuşmasının ardından TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Program, işbirliği anlaşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ARŞİV ARAMA